Thursday, October 09, 2008

Bayram Kartpostalı


Bayram tatilimizin küçük bir bölümünün geçtiği bu şirin kasaba, tam da kartpostallara layık güzelliklere sahip.

Wednesday, April 16, 2008

Nisan Mayıs Ayları Gevşer Gönül Yayları


Ankara'da yıllardır yaşanmayan güzel bir bahar yaşanıyor bu yıl. Bol yağmurlu bir bahar bu yıl ki. Bol yağmurlu olunca da ortalıkta fazla toz uçuşmuyor yani tam benlik bir bahar. Amma velakin geçen haftasonundan beri yaşanan bir kaç günlük yüksek ve kuru sıcaklık, peşimi son beş yıldır bırakmayan bahar alerjisine bu yılki davetiyesini çıkardı.

Geçen yılın bahar alerjisi, nispeten hafif geçmiş ancak ayrı bir yüzünü de göstermişti bana. Çok çekmeyeyim diye erkenden doktora koşmuş ve yeni bir ilaç denemiştim. Herşey mükemmeldi, ilişkimiz gayet düzeyli gidiyor, eskiden olduğu gibi perişan olmuyordum ki tam bir sürpriz yaşadım. KBB bölgesindeki rahatlama nedeniyle kullanmayı bıraktığım ilacımın üzerinden 10 gün bile geçmeden vücudum hapşırmaya başladı :) ve her hapşırıkta da derimde kırmızı döküntüler oldu. Tekrardan ilaca başladım ve bahar bitti, yaz geldi bizim de bu sezonluk birlikteliğimiz bitti.

Ve bul yıl yine başladık... Dünden beri boğazımda bir karınca yuvası var, kafamın üzerinde koca bir meyve sepeti taşıyormuşum gibi ağırlık var, burnumun içinde ise balonlar şişirmişler gibi. Arada bir boğazımdaki karıncalar kulaklarımı da yokluyor. Sesli iletişim kurmak çok acı verici. Doktora gitmemekte ısrar edip, geçen yıl kullandığım ilaçlara başladım. Bakalım bu yılki macera nasıl bitecek...

Thursday, April 10, 2008

Çok Beğendim, Kaybolmasın Diye de Buraya Koyayım Dedim

Da Vinci'nin 7 Prensibi

1 CURIOSITA
Yaşama doymak bilmeyen bir merak ve öğrenmeyle bağlı olmaktır.

Hiçbir konu, hiçbir dal ayrımı yapmaksızın, çevremizdekilerin düşünecek ve söyleyeceklerinden çekinmeden, merakımızı kaybetmeden sormak, araştırmak, öğrenmek gereklidir.

2 DIMASTRAZIONE
Bilgiyi deneme yolu ile test etme, sebatkârlık ve hatalardan ders alma arzusu anlamına gelir. Öğrenilen her şey mutlaka denenerek test edilmeli, doğruluğuna ondan sonra karar verilmelidir.

3 SENSAZIONE
Duyguların özellikle hayati deneyimlerin bir aracı olan görüşün devamlı olarak rafine edilmesi anlamına gelir. Müzik dinlemeli, resim çizmeli, müzeler gezmeli, kitap okumalıyız. Değişik yiyecek ve içecekler tatmalı, çevremizdeki her şeye dokunmalıyız.

4 SFUMATO
Belirsizliği, paradoksu ve kararsızlığı kucaklama arzusu anlamına gelir. Gelişen dünyada başarılı olmak için belirsizlikler altında çalışmaya alışmalıyız. Paradoksla karşılaştığımızda sükûnetimizi koruyarak etkili ve sağlıklı bir zihne sahip olabiliriz.

5 ARTE/SCIENZA
Bilim ve sanat, mantık ve hayal arasındaki dengenin geliştirilmesi anlamına gelir. Her insan doğuştan her türlü yeteneğe sahiptir.

6 CORPORALITA
Zarafet her iki eli de aynı şekilde kullanabilmenin fitresi ve dengenin sağlanması anlamına gelir. Başarı için kişinin öncelikle kendisiyle barışık olması gerekir. Bunu sağlayacak bir etken de insanın sağlıklı, zarif ve dengeli bir vücuda sahip olmasıdır. Bunun için kişinin sahip olduğu fiziki yapısını geliştirmesi gerekir. Bunu sağlamak amacıyla kişi; stresten uzak durmalı, zihnini şen tutmalı, dengeli bir beslenme yapmalı, uykusunu düzenli olarak almalı, zarafetine dikkat etmeli ve sağlığını korumalıdır.

7 CONNESIONE
Bütün olanların ve her şeyin ilişkisini anlamak ve değerlendirmek, sistemli düşünme anlamına gelir. Kısaca yaşadığımız her şeyi birbiriyle olan ilişkisini anlamaya çalışmalı, her şeyi bir arada değerlendirmeliyiz.

Thursday, April 03, 2008

Ne değişir?

Bazen beynini kemirir bir kuşku. Sanki bir saatin mekanizması gibi işler, kurarsın kafanda.

Zaten olan olmuşsa, gerçeği değiştirir mi olumlu düşünmek?

Olan olmuş olsa da en azından korkusuz geçer, o bitmez gibi gelen anlar. O deli dalgalar durulur, girdaplar dönmez olur. Gerçek değişmese de düşünceler, duygular terbiye olur...

Thursday, March 20, 2008

Olur ya...

Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim.
Olur ya ...
Kalp durur ...
Akıl unutur ...
Ben dostlarımı ruhumla severim.
O ne durur, ne de unutur ...

MEVLANA

Hafifleme

Ruhu hafifletecek bir şiir.
Yalın, basit bir anlatım ancak anlattığı şey hüznün ötesinde bir hafiflik.

Bence Şimdi Sen De Herkes Gibisin

Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin

Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçıyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktım da işte iyice
Anladım ki sen de herkes gibisin

Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de şimdi herkes gibisin

Kadıköy - 1918
Nazım Hikmet Ran

Monday, March 17, 2008

"Bağlanmayacaksın" demiş Can Baba

Bağlanmayacaksın

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.

Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan bir şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
Mesela turuncuya, ya da pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...

CAN YÜCEL