Thursday, March 02, 2006

EBELENME - SOBELENME

Sevgili Adil beni sobelemiş. İlk defa sanaldan sobeleniyorum :))

En son ne zaman gerçekten saklambaç oynamıştık da ebe olmuştum hatırlayamıyorum doğrusu. Bak heyecanlandım şimdi. Çocukken de çok heyecanlandırırdı bu oyun beni. Oyunun amacı ebe kalmamaya çalışmaktı çocukken. Ama şimdi bakıyorum da sanal oyunumuzda ebelenmek ya da sobelenmek aslında blogunuzun takip edildiği anlamına gelen bir ölçüt . Diğer yandan çok yazmayan ya da ne yazacağına bir türlü karar veremeyen blogerları sobelemek de onları oyuna dahil etmek için iyi bir fırsat aslında.

Hani her ebelenişte bir mızıkçı çıkar ya, yok ben daha önce elimi vurdum yok şöyle yok böyle diye.... İşte giriş yazısını uzattıkça kendimi 8-9 yaşında, ebe duvarına bir adım kalası sobelendiği için üzülen bir kız çocuğu gibi hissediyorum.

İşte geveze ebenin cevapları: Hayatımdaki 4'ler. Bakalım her seferinde dört dörtlük cevaplar bulabilecek miyim?

Yaptığım 4 iş:

  • 1996 yılının yazında -çiçeği burnunda bir sosyolog olarak- AB'nin fonladığı ve pek çok ülkeyi kapsayan bir projed'nin (AB'ye Göç) Türkiye ayağında bir kaç ay çalışmıştım. Bizim ekibe Aksaray bölgesi düşmüştü. Aksaray, yurtdışına en çok göç veren illerimizden biri. Orada kaldığımız haftalar boyunca o kadar çok köy ve kasaba dolaşmıştık ki pek çok Aksaraylıdan sanırım daha fazla biliyorum oraları.
  • 1997 yılında 9 ay boyunca bir sigorta şirketinde hayat ve sağlık sigortaları pazarladım. Gerçekten çok zor bir işti... İnsan ilişkilerinin ne kadar önemli olduğunu ve size nasıl yeni açlımlar sağladığını öğrendim.
  • 1997 sonundan 2001 ortalarına değin (tam da kriz patladığında işten ayrıldım) bir işçi sendikasında uzman olarak çalıştım. Dergi çıkarma işinden, seminer düzenlemeye, uluslararası ilişkilerden, araştırmaya kadar çok farklı konularla ilgilendim. Pek çok yeni insanla özellikle de konferans vermesi için davet ettiğimiz çok değerli hocalarla tanıştım bu dönemde. Pek çok acı-tatlı tecrübe de edindim bu arada. Sonrasında krizin de etkisi ile 8 ay işsiz kaldığım bir dönem geldi.
  • 2001'in son günlerinden beri de şimdiki iş yerimde, açık adı çooook uzun olan bir meslek kuruluşunda çalışıyorum. Çoğunlukla uluslararsı gelişmelerin izlendiği, bu konuda yayınlar çıkaran iki kişilik :) bir biriminde uzman olarak çalışıyorum

Defalarca izleyebileceğim 4 film:

  • NothingHill daha dün akşam bir Tv kanalı yine verdi. Bu sefer ağladım.
  • Tüm BABA filmleri
  • Derinlik Sarhoşluğu (Deep Blue)
  • Ve kesinlikle Melekler Şehri, müziklerine bayılıyorum

Yaşadığım 4 Şehir:

  • Artık herkes biliyor :) 2 yaşıma kadar Amasya - Kayabaşı
  • ilkokul birinci sınıfın sonuna kadar Konya - Cihanbeyli
  • Ortaokulu bitirene kadar Sivas - Divriği
  • Liseden bugüne Ankara - Çankaya

İzlediğin 4 TV programı: Aslında pek izle-ye-miyorum ama denk getirebildiğimde şunları:

  • CNBC-e'deki bazı çizgi filmler
  • Desperate Housewives
  • Hırsız-Polis (Erol Günaydın ve Uğur Yücel'in oyunculuklarına hayranım)
  • Belgesel kanalları :)

Tatil için gittiğim son 4 yer

  • Budapeşte
  • Viyana
  • Prag (bu 3'ünü peş peşe yapmıştık)
  • FAS (Marrakesh, Rabat, Meknes, Fez, Casablanca)

En sevdiğim 4 yiyecek (Eee şimdi bunu yazarken bile canım isteyecek ama :( zaten uzun süredir spor salonuna da uğramıyorum)

  • Annemin elinden çıkmış her türlü yemek. Haşlanmış yumurta bile
  • Tüm deniz ürünleri, hem de bayıla bayıla (sonunda fosfor zehirlenmesi geçiriyor olsam da)
  • Şöööle Antakya usulü kireçe yatırılmış kabak tatlısı
  • Her nevi OT (mümkünse yabani olanlar lütfen)

Her gün Ziyaret Ettiğin 4 Blog

Linklerini verdiğim bloglar ve onların link verdikleri ve onların linkleri... (dörtten fazla oldu ama)

Şimdi olmak istediğm 4 yer

  • Öncelikle şimdiye kadar olmadığım her yer beni çağırıyor
  • Sadece su, kuş, rüzgar sesinin olduğu, mis gibi doğa kokan, sahilde bir yerde bir hamağa uzanmış olmak
  • Tekrar Marrakesh
  • Tekrar Antakya

Eveeeet, saklandığım yerden çıktım, ok gibi fırladım ve SOBEEEEEEEEE.

Arzu ebeeee, ebe Arzuuuuu

7 comments:

dilayra said...

Yıldız'cım..
biz Ankara'lı blog sahipleri buluşalım dedik ya..
Kala kala Zeynep sen ve ben kaldık.. :))
Uyarsa sana Cumartesi 10:30'da Kale'de bulunan AND Cafe'de bir kahvaltı yapalım diyoruz.
Detaylar için özelime mail atarsan telefonumu vereyim, haberleşelim..

Adil Hindistan said...

Yildiz'anim, elin alismis Hindistan Cevizleri linkine, Arzu'ya seslenirken bizim blogun linkini koymussun :)

Adil Hindistan said...

Allala yazdim bir comment ama girmedi. Neyse, Arzu'nun linkini yanlislikla bizim site linki olarak vermissin, haberin olsun. Haa, ODTU-MD'ye dondum de hala bir 'geldim' demedim :)

Adil Hindistan said...

Aaaaaa anladim. Okumamimisim ne yazdigini... "Your comment has been saved and will be visible after blog owner approval" diyor. E peki o zaman al sana approve edilecek 2.5 comment :)

Yildiz said...

Selam Adil,

Düzelttim link verme işini :) Ebenin bile sobelendiğinden haberi yok bu gidişle Arzu daha çok ebe kalır.

Listeye hoşgeldin. Bir ses ver de liste çalkalansın :))

Arada bir abuk-subuk commentler geliyor :( o nedenle bu yeni yolu kullanıyorum.

Bol commentlerin için sağol Buçuklu falan idare etcezz işte :))

arzubrumendi said...

yaaaaaaaaaa.. benim blogumun adresi falan karışmış.. mesaj onayları vs. neler olmuş neler... sizleri ziyaret etmediğim zamanda...

didem said...

merhaba yildiz,

yazinin kabak tatlisi kismini okuyunca benim de canim cekti. tarifi var mi sende ?

sevgiler