Tuesday, June 27, 2006

Dalga, Kuş ve Böcek Sesli Bir Tatil



Tatiller benim için hep birer anı biriktirme kumbarası olmuştur.
Bir sürü şey biriktiririm bu kısa da olsa büyükşehir hayatının koşturmacacının durduğu anlarda.

En güzel anılar, en güzel çiçekler, en güzel yemekler, ileriye de taşınacak yeni arkadaşlıklar, eski dostlarla daha da güzelleşen anlar, yerel halktan kimselerle yapılan sohbetler, küçük bir çocuğun kalbinizi ısıtan gülümsemesi, ufak tefek alışverişler, toplanan taşlar, güzel fotoğraflar, harika yapılar... hep bu tatillerde birikir.

İşte bu yıl, tam da herşeyden bunalmışken, geçmeyen hastalıklarla uğraşırken, 5 günlüğüne de olsa çok güzel bir tatil yaptım sevgili arkadaşlarımla. Gitmeden önceki hafta 39,5 derece ateşle yatak döşek yattığımdan, neredeyse iyileşip de yola çıkamayacağımı düşünüyordum. Neyse ki ateşim düştü de 3 günlük bir geçikmeyle, İstanbul'dan arkadaşlarımızla Datça'da buluştuk. Otobüs yolculuğumuzun ardından Bodrum-Datça arasını 2 saatlik bir feribot yolculuğuyla geçtik ve ben bu yolculuğun daha ilk yarım saatinde iyileştim. Sinüslerim açıldı, nefes alabilir hale geldim, nem tüm solunum yollarımı yumuşacık yaptı.

Sonrasında da cennet koyların koynunda, anlatamaya burda klavyenin yetmeyeceği anlar yaşadık.

Tatili güzel yapan sadece doğa, hizmet değil birlikte olunan dostlardır da.
Tekrardan teşekkürler dostlarım...

11 comments:

Mine said...

Datça'yı ben de çok severim.İki yaz önce oradaydım.Denizine bayılmıştım.
Beş gün bile olsa tatil,tatildir.Ne iyi etmişsin giderek.Darısı yazboyu Ankara'yı bekleyecek olan bana ve benim gibilere:))
Sevgiler!
Mine

Yildiz said...

İnşallah sen de çooook güzel bir tatil yaparsın Minecim.

Sevgiler...

Anonymous said...

Var mi tatil gibisi degil mi Yildizcim? Bugun pazartesi mi, cuma geliyor mu, yok su isimi de tamamliyim tasasindan tamamen uzak, dogayla basbasa hele sevdigin esin dostun da yaninda olunca tum dunya senin...
FB

Yildiz said...

Merhaba Figencim,
Yok valla tatil gibisi :)) Otobüsten iner inmez saatimi kolumdan çıkardım ve ancak tekrar dönüş için otobüse bindiğimizde taktım. Bırak günlerden ne olduğunu, çoğu zaman saatin kaç olduğunu bile bilmiyordum :)) Zaten insanı en çok strese sokan zaman değil mi? Tatilde sanki zaman duruyor, bedeni sonsuz bir dinginlik kaplıyor.
Aktur'un övgülerini çok duyduk. İki plajı mavi bayraklıymış. İnşallah bir dahaki sefere bir Aktur çıkarmamız da olur.

Sevgiler...

Anonymous said...

Dear LR,
Ayyyy... ne güzel anlatmışsın yine...
Artık üzerindeki o turuncu elbisenin sahibi benim :-)keh...kehh... hemen yıkadım, katladım, Eylüldeki tatil için hazır olarak bekletiyorum.
Bu tatilde yaşadığım en büyük güzelliklerden biriside sizlerle vakit geçirmekti. Bir kaç şeye bende teşekkür edeyim;
1. Birlikte geçirdiğimiz güzel tatile
2. Turuncu elbiseye
3. nemlenidirici saç fısfısına!!!
Bende gelir gelmez aldım bir tane süper birşey...
Sevgiler
arzu

Yildiz said...

Canım Arzuvyus :)

Turuncu elbiseyi güle güle nice tatillerde kullan emi. Son gönderdiğin fotoğraftan da gördüğüm üzere çok yakışmış sana. Bu arada, son dakika fotografında DE tıpkı voleybolcular gibi çıkmış :))

Sevgiler...

dilayra said...

"sevgili Yıldız,
biz de bu yıl datça düşünenlerdendik, sanırım kararımız çok doğru bir yönde alınmış:)
ihtiyacın vardı, varsın 5 gün olsun. bazen bir 5 gün 5 yıla bile değebiliyor" diye buyurdu dilayra (tecrübeyle sabit:))

Yildiz said...

Dilayra ne buyurursa iyi buyurur :))

Anonymous said...

biz de sana çok teşekkür ederiz. ilk günler biraz durgunluk vardı ama tez atlattın tabii 39.5 ateş kolay değil.ama kısa sürede yine şakımaya başladın yıldızcığım.senin sayfanda arzu ve demete de sevgiler .her şey çok güzeldi.

Şebnem said...

Datça'ya en güzel zamanında gitmişsin. Bir de Ağustos sonu ve Eylül muhteşemdir. Sayfanda Palamutbükündeki adacığın fotoğrafını görünce önce bir tanıdığa rastlamış gibi oldum. Datça'lı olduğum için beğenmene de sevindim. Bazıları nefret ederek geri dönüyor bazıları da aşık olarak. Ortası yok daha rastlamadım. Demek ki sen daha sonra da hep gideceksin Datça'ya.

Yildiz said...

Şebnem hoşgeldin,

senin yorumunu okuyunca, tüylerim diken diken oldu, şimdiden ne çok özlediğimi farkettim Datça'yı. İlk görüşte aşk bu olsa gerek :) Ben Datça'nın her mm karesine bayıldım. Yamaçlarda bir taş evim olsun isterdim.

Bu arada Datça'lı olmana ne çok gıpta ettim bilemezsin.

Sevgiler...