Monday, July 17, 2006

Uzaklardan Bir Telefon Açayım Dedim

Evet... Bir kaç gün aradan sonra kürkçü dükkanına dönmüş bulunuyorum.

Eh yandaki resimden de anlaşılmış olmalı nerede olduğum. Her ne kadar gezme amaçlı olmaza da ziyaret-i-sebebim, yine de bir kaç kare fotograf çekebildim.

Kaldığımız otel Hyde Park'a oldukça yakın bir yerdeydi yaklaşık 10 dakika da parkın Marble Arch girişine ulaşmak mümkündü. Şehrin böylesine orta yerinde, böylesine büyük bir yeşil alan -en büyüğü bu olmakla beraber daha bir çok park var- gerçekten harika bir şehir planlamacılığı örneği. Hele bir de sokakların arasında minik minik özel mülk parklar var ki muhteşem... Notting Hill filmindeki gibi :)

Harolds mağzasını!!!! anlatmadan geçemeyeceğim. Burası alış veriş çılğınları için bir mabed olmalı. Ben daha kapısında fenalık geçirdiğimden sadece bir kahve içip kendimi yine sokaklara attım. Büyük büyük camlı evler, kapısında güzel çicekler, ağaçlar... Evlerin fiyatlarını hiççç sormamak lazım, keza bu yaklaşık 7 milyonluk şehir dünyanın en(?) pahalı şehirlerinden birisi.

Sonra yine yeşil, yeşil ve yeşil... Burada tek alışamadığı trafiğin akışı :)

Harolds'tan çıkıp yine parklar arasından büyükçe çeşmeli bir meydanda varıyoruz işte yüzlerce! ziyaretçisiyle kraliçenin evi.

Yolumuza devam edip de parlamento binası olarak kullanılan binanın kuzey doğusundaki şaşmazlığıyla ünlü saat kulesine vardığımda artık ayaklarım beni taşıyamaz olduğundan bir Hop-on&off servisi alıp, şehri bir süre de böyle gezdim. 80'in üzerinde nokta da duraklayan bu meshur iki katlı kırmızı otobüsten St. Paul durağında inip fotograf-su ve ihtiyaç molası verdik.

Aman allahım bu ne sıcak 30 derece!!! gökyüzü pırıl pırıl. Kötü havasıyla ünlü şehir burası mıydı? Bir gün bile bana kötü yüzünü göstermedi. Havanın bu kadar sıcak olacağını bilsem yağmuruk yerine şapkamı alırdım yanıma.

Şimdi geç oldu... Ben eve gidip biraz dinleneyim artık...

15 comments:

dilayra said...

yaaaaa.. ben de gormek istiyorum Londra'yi bu yil... millerim sagolsun, bu yil bana bolca ucus gorunuyor.. ve ilk durak, planli bir londra seyahati olacak..
umarim keyif almissindir bu kara sehirden. zira kime sorsam iyi birsey soylemez londra'ya iliskin!!
e hadi dinlen biraz yildiz'cim.. merak ediyordum ben de nerde bu hatun yine diye:))

çelebi de la europe est turkey said...

benim yurt dışım geldi... İngilitere görmek istediğim yerler arasında nedense en son sıralarda, ama sen anlatınca bir görme isteği doğdu...
yinede epey bir zaman sonra giderim...
Seyahatlerin gezi amaçlı olunca tadı bir başka oluyor :-)))
tabiki iş içinde gezi amaçlı seyahatlarde olabiliyor, bunu başaranlarda eminim büyük keyif alıyorlardır...!!! :-))) kehhh... keh.... Sözümüz meclisden dışarı, code of ethics yanim...

Anonymous said...

Yildizzzzz, demek Londra'dasin. harika bir sehir gercekten ve havanin guzel olmasi da sansina denk gelmis. bol bol gez, yuru, eglen bizim icin de soyle icine bir londra havasi cek, gelince dinlenirsin.
Sevgiler
Figen

Yildiz said...

Herkese Merhaba,

Dilayracım,
Umarın sen de en kısa sürede görürsün Londra'yı. Ben bir kere daha dostlarımla gezme-eğlence maksatlı gitmek istiyorum oralara. Bakarsın yollarımız kesişir :) Ben hoşlanmadım diyemem, kesin karar için ikinci Londra çıkarmasını bekleyeceğim :)

Çelebicim :))
Gidelim şekerim beraber, bir iki telefon kulübesi de söker alırız yanımıza dönüşte. Bir an önce hediyeni ellerimle yerine koymek üzere...

Figenciiim,
Valla zihnimde yarattığım Londra havası ile hiç karşılaşmadım. Beni en çok şaşırtan da bu oldu :) Onca parkın arasında hepinize yetecek kadar güzel Londra havası çektim içime. Artık dinlendim de sayılır.

Ankara'dan sevgiler...

Anonymous said...

Sen anlatınca özlediğimi anladım. Havanın iyi olması gerçekten büyük şans ben 3 ay boyunca 1-2 kere üşümeden geçirmiştim. İş gezisi olasun boşver bence iyi oluyor. İş gezilerinin devamını diliyorum şeker.

DEMET

Mine said...

Ben de gezmek istiyorum:(
İki hafta sonra kursum bitiyor,sonra özgürüm.
Senin blogunu da keyifle takip ediyorum Yıldızcım.Sayende,kendim gitmiş kadar oldum,taaa Londralara bile:))

Sevgiler!

Yildiz said...

Minecim,

Sayılı vakit tez geçermiş. İnşallah 2 hafta sonra seni de yollarda görürüz :)

Bu arada ne oldu Beypazarı gezisi? Bak taa Londra'lara gittim daha burnumun dibindeki Beypazarı'nı göremedim :)Ben de inşallah senin sayende göreceğim oraları

Sevgiler, öpüyorum...

zynep said...

yıldızcım gez tabi ki,,ayy benimde canım istedi şidmi, şöyle keyiflice gezeceğim sonra güneşin sicacık ısıtacağı, bugun soguk hava:D
cok ama cok guzel olsun haftasonun...kucak dolusu sevgiler....;)

Mine said...

YIldızcım,beraber gideceğim arkadaşlar tatildeler.4 Ağustostan sonra,bir haftasonu seni gezmeye götürebilirim.Haberleşelim.

zeynep said...

ben hic gormedin londrayi. ama cok guzelmis diyorlar, ingiltereye gidip sadece canterbury'i goren yegane insanim herhalde yildizcim. sen bizim yerimize de gez, keyifli bir seyahat dilerim!

Yildiz said...

Zeynepcim,teşekkür ederim.

Gidip de göremeyenlere, isteyip de henüz gidemeyenlere, seyahat listesinin biraz gerilerinde olanlara itinayla tailor-made Londra turu düzenlenir efenim :)))

Sevgilerimle...

Herkese iyi bir yeni hafta dilerim.

ubp said...

Gideceklere duyurulur. Siz siz olun, sonbaharda gidip cift katli otobuslerin ust katinda sehir turu yapmayin. 5 gun yattim valla hastaliktan.

Yildiz said...

Zynep'in kayınbiraderi hoşgeldin :))

Utku, temmuzda da otobüsün üst katında olmamak lazim, lakin kavruluyor insan :( Fas postingini merakla bekliyorum.

Hoşçakal...

ubp said...

Valla okumamistim bunu ama Fas notumu yazdim :) Okursun artik.
Bir arkadasin dugunu. Bu arada hakikaten ya, ben yengenin kayinbiraderi oluyorum degil mi?
Ben pek anlamam bu akraba isimlendirmelerinde de.

zynep said...

yıldızcımm, nerelerdesinnn;)))
1 kez daha telefon et sen bize:d
sevgiler...