Monday, August 21, 2006

Bir Muayene Hikayesi

Arabacığım geçtiğimiz günlerde 3. yaşını doldurduğundan, trafik kanunlarına göre muayeneden geçmesi gerekiyordu. Eski arabamdan tecrübeli olduğum için kendimi ağustos sıcağının altında metrelerce kuyrukta beklemeye hazırlamıştım....

Ama yaşayacaklarımın öncesinde başka bir sürprizi internet üzerinden motorlu taşıtlar vergi dairesinden öğrendim. Efendim arabamın tescil tarihi 12 aguğtos, ancak ben arabamı bir gün sonra satıcıdan teslim almıştım. O gün yani arabanın km. sayacı daha 1'i bile göstermezken plakama ceza kesilmiş. Ortada tutanak yok, tebligat yok... Ve ben bunu aylaaaar sonra internet üzerinden öğreniyorum hem de ceza 3 ile çarpılmış ve 395 ytl olmuş. Ne yapmışım da bu kadar yüksek bir ceza yemişim anlayamadım. Tabii aylar sürecek dava işlemlerini göze alamadığımdan, zaten ceza da 3'e katlamış olduğundan ve arabanın muayenesine kadar bana sorun çıkarmayacağından ötürü cezayı da ödememiştim.

Hazır düğün telaşları için 4 gün izine ayrılmışken (gelecek postun konusu), iznimin ilk gününde arabayla ilgili işlerimi halledeyim dedim ve 9 ağustos günü sabah erkenden kalkıp bankaya cezamı ödedim. Temmuz ayındaki MTV ikinci taksidim hala internet vergi dairesinde kayıtlarda gözükmediği için yanıma makbuzumu aldım. Emin görevli bana "borcunuz var" diyecekti ve ben de "işte makbuzlarım" diyecektim. Bu kadar basit olacağını düşünerek hata yapmışım....

Ankara'nın her tarafı şantiye olduğundan ve benim önceki arabamı muayene ettirdiğim istasyon başka bir yere taşındığından, önce harita üzerinde güzergah tespitleri yapıldı. Yanımda trafik cezamın ödendiğine dair makbuzum (395 YTL), MTV ikinci taksit makbuzum, bagajımda trafik kitim, reflektörüm, yangın tüpüm, hamağım, koltuğum, kilimim... vs ile birlikte düştüm yollara. Biraz yolu uzatarak (kapalı olduğunu düşündüğüm en kısa yol açıkmış oysa ki) ulaştım istasyona ve girdim sıraya. Kuyruğun ne kadar uzun olduğunu kestirmek mümkün değil, saat daha 10 bile olmamış ama hava inanılmaz sıcak, sucu çocuklar araçlar arasında geziniyor, kuyrukta tek bir kadın sürücüye rastlamıyorum, araba sıcaktan ve dur-kalk'tan bitap, ben bitap... Ama bir muzice benim beklediğim kuyruk birden muayenenin olduğu noktaya erişiyor. Solda "Lütfen farlarınızı yakınız" diye bir tabela, ben de yakıyorum farları ve görevliye camdan ruhsatımı uzatıyorum, ilgili yeri "muayene yapıldı" diye onaylıyor, soruyorum "bu aşamadan sonra daha işim çok mu?" diye, cevap "maliye sırasını bilemem bayan!!!" oluyor ('bayan' en kıl kaptığım hitap şekli). Benim derdim muayene için daha ne yapacağım oysa ki, ama zaten muayene bitmiş de benim haberim yok!!!! Sadece farlara bakılarak muayene bitiyor. Ne ala... Niyet nedir allah aşkına bundan, amaç sadece gelir elde etmekse ödeyelim paramızı, çekmeyelim eziyeti, ama daha doğrusu adam gibi yapılsın da bu istasyonlar, şu trafikteki altından üstünden farlarından ufo ışıldakları saçan araçlar, havalı kornar, borazan vari egzoslar...vs temizlensin.

Neyse... Macera burada bitmiyor tabi. Görevli ruhsatımı uzatırken 4 numara diyor. Gidip bir yerlere arabayı park edip vezneyi buluyorum. Karma karşık bir kuyruk ama bitmeyecek gibi gözükmüyor. Görevlilerin yönlendirmesiyle bir kuyruğa giriyorum, sıra geliyor, görevli ekrandan bilgilerime ulaşıyor ve benim de bildiğim "sistemde borcunuz gözüküyor" diyor, ben de "işte makbuzlarım" demeye kalmadan, baştaki kuyuruğa gireceksiniz diyor :(

Bir kere daha kuyruk... daha az insan var ama sıra daha yavaş işliyor :(( sonunda burada da sıra bana geliyor, makbuzlarımı uzatıyorum sisteme giriş yapsın diye, görevli uzun uzzzzzuuuuuun ekranda bişeyler yapıyor, suratından ters bişeyler olduğu belli ve dönüp "bu banka makbuzu basılırken yazıcı kaymış, seri numarasının son iki rakamı gözülmüyor" diyor :((( Eee napcaz şimdi, bankaya gidilip seri numarası öğrenilecek, banka üzerini kaşeliyecek, imzalanacak, çiçek böcekle süsleyecek :(((( Başka çözüm yok.... "Peki diğer makbuzu işleseniz, onunla ilgili de bir problem olmasın" diyorum, "Yok yok siz gidin gelin ikisini birden hallederim ben" diyor görevli. Bakıcaz....

Arabaya atlayıp Bahçeli'deki banka şubesine bir sürat (hiç yapmadığım halde hızla köprü üstüne çıkan viraja giriyorum ve savruluyorum, allahtan bişey olmuyor toparlıyorum) gidiyorum. Hava sıcak, sinir katsayım tavan yapmış. Allahtan şube kalabalık değil sıra geliyor. Gişe görevlisine durumu açıklıyorum biraz da serzenişte bulunuyorum, canımı sıkmamak için münakaşa etmiyorum. Yeni makbuzumu alıp tekrar aynı yolları tepiyorum, aynı memurun olduğu sıraya tekrar giriyorum, sıra bana geliyor, işte 6 haneli seri numaralarımın hepsi cillop gibi ortada buyrun... İşte yine aynı surat ifadesi, yine bişey oldu. Bu seferde diğer makbuzda sorun. Kardeşim 1 saat önce ben sana demedim mi diğer makbuzda sorun var mı diye, niye söylemedin, beni bu sıcakta uğraştırdın. Efendim trafik cezasını bugün yatırmışım ya o nedenle bugün gidip yarın gelecekmişim. Kendimi bir Levent Kırca paradosinin içine düşmüş gibi kabusta hissediyorum. Eeeeee napcaz şimdi??? Yüzümdeki yıkılmış ifade, adamın botoks yaptırmış da yüzü hep asık kamış gibi olan yüzünü biraz yumuşatıyor ve diyor ki "ben sorumluluğu üstüme alıyorum ve sizin işleminizi bugün yapıyorum". Ah ahh sorumluluğa bak, zaten para yatmış yahu... Başka bir görevli içerinden bişeyler yapıyor evraklarıma ve dışarı çıkıp bana evraklarımı veriyor, "diğer sıraya geçin, ben içerden hallettim, arkadaşlar işinizi yapacak" diyor.

Ben artık işim ucunu kaçırmış vaziyetteyim, kaçıncı keredir kuyruğa giriyorum bilmiyorum. Sıra daha bana gelmeden, yandaki vezne ismimi bağırıyor, gidiyorum "495 ytl" diyor.... Neeee??? kardeşim diğer görevli şövalyelik yapıp sorumluluğu aldıya. "O zaman 100 ytl" diyor... Niyeee 97 ytl değil mi bu muayane (sanki profesöre muayene oluyoruz) "Tamam işte 3 ytl para üstü verecem" diyor... Belki tıpkı sinirlerim gibi param da bozuk kardeşim, niye tam rakamı istemiyorsun....

Sırada 3 numaralı vezneye gidip soğuk damga vurdurma var. Ay bu adamlar niye yan yana oturmazlar, ne biçim bir planlama bu böyle. Karşı binadaki 3 numaralı veznenin önünde sadece bir kişi var :))))))))))) Sıra bende, soğuk mühür tamam ama ben bi türlü göremiyorum, artık gözlerim de kararmaya başladı. Memura işim bitince soruyorum "Burdan sonra gideceğim bir yer var mı? diye, "EVET" diyor (Neeeee???) ve ekliyor "İstediğiniz yere gidebilirsiniz".......

Allahım artık tepki falan veremiyorum...

Kendimi en yakındaki DEV alışveriş merkezine atıyorum. Ohhhh ferah ferah... Düğün için 20-25 elbise deniyorum ve güzel bir şeyler alıyorum, küpe ve kolye işini de aradan çıkarıyorum. Açlıktan ölüyorum ama yemeğe zaman yok, daha gelin hanımla buluşulacak. Kızılay'da, arabaya park bulunacak, park yerinden yürünecek bu sıcakta, kaşlar aldırılacak, alış-veriş yapılacak, bu arada 2 simit yenilecek, arabaya dönülecek, kuaföre gidilecek, düğün için saç provası yapılacak......... Eve dönülecek, yorgunluktan sızılacak..... Sabah erkenden şehir dışından gelecek misafirler karşılanacak.....

12 comments:

ubp said...

memleket :)

Yildiz said...

Memleketim, memleketim, memleketim,
ne kasketim kaldı senin ora işi
ne yollarını taşımış ayakkabım,
son mintanın da sırtımda paralandı çoktan,
Şile bezindendi.
Sen şimdi yalnız saçımın akında,
enfarktında yüreğimin,
alnımın çizgilerindesin memleketim,
memleketim,
memleketim...

zeynep said...

:((
ayni durum benim basima gecenlerde geldi yildizcim...
bir baktım meger ben egzos muayenesini de trafik muayenesini de gecirmisim...muayeneden once benima arabanin da vergi borcu cikti..ki mumkun degildi..ama dekontu bulamadim..bir de 3 yillik ceza yemis vergi ohhhh ...bir daha aklinda olsun, baskasindan rica et, o gotursun arabani, sen ugrasma, boyle isleri yapan insanlar var.
sevgiler.

Yildiz said...

Ahh Zeynepcim, ödemek zorunda kalmadın inşallah o cezalı vergiyi!!!

Doğru bu işleri takip edenlere bırakmak lazım. İşte böyle uğraşa uğraşa akıllanacağız biz de :))

Hoşçakal...

arzu brumendi said...

Yıldızcığım...

Zeynep de yazmış... adamlar var bu işi yapan...!!! memleketimde işler parayla yürüyor...sistemler sadece kağıtda var...:-)) heryerde olduğu gibi...!!!! :-))
bunlarla uğraşmamak için bendeniz genelde arabalarımı egzos muayeneleri gelemeden satıyorum...:-)) süper çözüm... kökten sorunsuz.
Neyse şekerim geçmiş olsun bendeniz herhalde daha ilk başta hiçbiryere gitmez adama onun uslubu ile bankayı ara sor derdim...
Laftan anlamayanın hakkı kötektir misali....:-)))) tambilmiyorum atasözünü ama böyle birşeydi galiba...
Kimselere HAK ETTİĞİ DEĞERDEN DAHA FAZLASINI VERMEYECEKSİN....

zeynep said...

ben o cezayı ödedim tatlım!!!!
üfff aklıma geldi, ne kadar sinir olmustum!
bak ortakcım arzu da bu konularda cok hassas..arabayı satıyormus bak! o da iyi fikir :)

Yildiz said...

Canım Halavyus Arzuvyus pek bir radikal çözüm üretimiş soruna değil mi Zeynepcim :))))

Artık ben de ikinci muayene gelmeden arabayı satarım.

Baaayandan çok temiz satılık araç var :)))

Sevgilerimle...

zynep said...

ayy yıldızcım okuyorum ama arada dayanamayıp duruyorum adamlar cidden gıcık, bana da 2 ay once 3yıl onceki ceza geldi, actım trafige dedimki 3 yıl once bu arabayı ben kullanmıyordum, diger sahıbı odesin tamam getirin dediler, bende dedimki neden getireyim ben ama ustelemedım fazla:P...sagolsun babacıgım gitti itiraz etti ve cezayı odemedik ama bu cezalar neden arabaya kesiliyor, o andaki sahibine kesilmiyor hele bu muayene işlemleri çok feci...bizde 2 bayan gitmiştik off offf....:D biz en iyisi 1 sirket acalım bu isleri yapan, adaş bahsetmiş cunku hueuee:D
dugun nasıl gecti asıl ben onun yazılarınıda bekliyorum;)
sevgiler

Yildiz said...

Zynepcim öyleyse arabnın arkasına "Babam sağolsun" diye bir yazı iliştirmelisin :)))

Ayrıca dügün yazısı AZZZ SONRA, bizi izleme devam edin efenim :)

Anonymous said...

Basliga bakinca ben de saglikla ilgili bir sorun var sandim. su siralar doktorlarla aklimi bozdum da... gecmis olsun Yildiz, okurken bile sinirlerim tepeme cikti, haftaya yolculuk var, memleketimin guzel burokrasinini gozumun onune getirdin... optum.
Figen

Banu & Paris said...

turkiye'nin isleri iste... inan ki sadece senin basina gelmisligi yoktur bunlarin, turkiyedeyken yasadiklarimi yazsam super bir komedi yazi dizisi ortaya cikar...yine iyi sabirliymissin, ben olsam oracikta sinirimden aglamaya baslardim herhalde:)

sevgiler,
Banu

Yildiz said...

Hoşgeldin Banu,

Artık bu yaşadıklarım TR için istisnai durumlar olmaktan çıktığından, maalesef gülüyoruz ağlanacak halimize.

Sevgiyle kal...